Yılbaşı Fıkraları
 

Yılbaşı Fıkraları

Hediye

2 zengin, barda oturmuş yılbaşında eşlerine ne alacaklarını konuşuyorlarmış. İlki, "Geçen yıl araba aldım, ondan önceki yıl yat aldım.. Alacak şey kalmadı" demiş. 2.si, "Ben de geçen yıl tek taş yüzük, ondan önceki yıl yazlık almıştım. Ben de bu yıla bir şey düşünemiyorum artık" demiş.. O sırada masayı temizlemeye bir komi yaklaşmış.. Biraz da gırgır olsun diye ona sormaya karar vermişler.. "Delikanlı" demişler.. "Yılbaşı geliyor da, karılarımıza alacak hediye bulamıyoruz. Sen olsaydın ne alırdın?" "Don alırdım" demiş, komi. Adamlar şaşırmış. "Don mu?.. O da neden?.." Komi gülmüş: "Giyer o sevinir, çıkarır ben sevinirim.."

Noel Baba I

Anne ve babası, küçük oğullarını yılbaşı öncesi alışveriş merkezine götürüp oradaki Noel Baba'nın dizine oturtmuşlar. “Minik şey…Yılbaşı için ne istiyorsun bakalım?” diye sormuş Noel Baba.. “Arka bahçemize Tanrı’nın belası bir salıncak!” demiş oğlan.. Noel baba, “Eğer Noel Baba'nın hediye getirmesini istiyorsan daha nazik yanıtlamalısın.. Haydi bir daha deneyelim…Başka ne istersin?” Çocuk: “Yan bahçeye Tanrı’nın cezası bir kum havuzu!” Noel Baba: “Bu, Noel Babayla yanlış bir konuşma şekli genç adam… Ben iyi çocuklara hediye getiririm… Bir daha denemeliyiz… Ne istersin bakayım?” Çocuk: “Ön bahçeye Tanrı’nın belası bir Kızılderili çadırı!...” demiş. Noel Baba, dayanamayıp küçük oğlanı dizinden indirerek ailesinin yanına gitmiş ve durumu anlatmış. Anne ve Baba, ne yapmaları gerektiğini sormuşlar. “Sakın hediye almayın!” demiş Noel Baba…“Saydığı yerlere hediye yerine birer köpek kakası bırakın, ders alsın!” Anne-baba, denileni yapmışlar. Yılbaşı sabahı oğullarını sinirli sinirli evin etrafında dönerken görünce annesi, “Ne yapıyorsun?” diye sormuş. Çocuk, “Noel Baba Tanrı’nın belası bir köpek getirmiş!” demiş oğlan, “Fakat her yere sıçan o it oğlu iti bulamıyorum!”

Noel Baba 2

Postanede çalışan memurlar, yılbaşı günü Noel Baba'ya yazılmış bir mektuba rastlarlar. Tabii Noel Baba diye birisi olmadığı için mektubu kendileri açıp okurlar. Mektupta söyle yazıyordur. "Sevgili Noel Baba. Ben 10 yaşında bir çocuğum. Hiç kimsem yok. Yetimhanede kalıyorum. Diğer arkadaşlarıma birçok hediye geldi fakat bana hiç hediye getiren olmadı. Senden 3 şey istiyorum. Bana bir kalem, bir kalem kutusu, bir de ayakkabı gönderirsen çok sevinirim" Memurlar, mektubu okuyunca çocuğa çok acırlar. Kimsesiz çocuğu mutlu etmek ve Noel babaya olan inancını sarsmamak için kendi aralarında para toplayıp hediyeleri kendileri almaya karar verirler. Kalem ve ayakkabıyı alırlar, para yetmediği için kalem kutusunu alamazlar. Aldıkları hediyeleri gönderdikten günler sonra çocuktan teşekkür mektubu gelir. Mektup şöyledir: "Sevgili Noel Baba, gönderdiğin hediyeleri aldım. Beni çok memnun ettin.gönderdiğin hediyelerden birisi gelmemiş. Onu da herhalde postanedeki şerefsizler almıştır."

Tavana Yapıştım...

Bir bilim insanı, birgün, yılbaşı nedeniyle hastaneleri gezip akıllanan delileri salmaya karar vermiş. Onlarca hastaneyi gezmiş fakat hiç akıllandığına kanaat getirilen deliye rastlamamış. En sonunda bir hastaneye gitmiş, bir de bakmış ki bütün deliler zıplıyor. Hemen onlarla ilgilenen doktorlara sormuş:
-"Bunlar neden böyle zıplıyorlar?"
-"Bunlar kendilerini Mısır patlağı zannediyorlar." demiş
Doktorlar bir de bakmışlar ki delilerden biri zıplamadan yatağın üstünde hiç kımıldamadan duruyor... Hemen deliye yaklaşarak sormuş.
- "Sen neden zıplamıyorsun?"
- "Ben tavaya yapıştım..."

Hayali Öpücükler

Adam, 3 yaşındaki kızını, oldukça pahalı bir hediyelik kaplama kâğıdını ziyan ettiği için azarlamıştı. Küçük kız, koskoca bir paket altın yaldızlı kâğıdı, bir kutuyu eğri büğrü sarmak için kullanmıştı. Yılbaşı sabahı, küçük kız paketi getirip "Bu senin babacığım!" dediğinde babası üzüldü. Acaba gereğinden fazla mı tepki göstermişti kızına? Bir gece önce yaptığından utandı... Ne var ki paketi açınca yeniden öfkelendi. Kutunun içi boştu. Kızına yine bağırdı; "Birisine hediye verdiğinde kutunun içinde bir şeyler olması gerekiyor. Bunu da mı bilmiyorsun küçük hanım?" Küçük kız gözlerinde yaşlarla babasına baktı. "O kutu boş değil ki baba!" dedi. "İçini öpücüklerimle doldurmuştum!" Babası, öyle fena oldu ki... Kızına sarıldı; beraber ağladılar. Adam o altın kutuyu ömrünün sonuna kadar yatağının başucunda sakladı. Ne zaman keyfi kaçsa, ne zaman morali bozulsa, ne zaman kendini kötü hissetse kutuya koşar, içinde minik kızının sevgiyle doldurduğu hayali öpücüklerinden birisini çıkarırdı.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:

 
 

10 Kasım 2007 itibariyle, toplam: 20070 ziyaretçi (28645 klik) tarafından görüntülenmiştir.

Okuduğunuz "Yılbaşı Fıkraları" adlı yazı veya videoya link vermek için şu linki ya da linkin altındaki kodu kullanabilirsiniz:

 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

Yükleniyor...

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1152 x 864 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.