Zâhid, Kânla Yazdım Sana Bu Satırları
 
aşk, sevgi, ayrılık, hüzün, aşk acısı

Zâhid, Kânla Yazdım Sana Bu Satırları

~yenilişinin dilinden~

i.

zâhid, kânla yazdım sana bu satırları;
dâr ağacından alınmış rûhum bir devrik yürekte.
çığlığımı saklıyor
aşk ve deniz kabukları,
içinde ölümler saklayan bir çiğnem ette;
zâhid, kânla yazdım sana bu satırları.

ölüm, çocukluktan bir parça(dır) çeyizlerinde,
erken yitiren annelerini bütün genç kızların.
böler düşlerini yatak odalarının
bir elinde çocuk, öbür elinde anne.

«rü’yâları böler anne,
rü’yâları böler anne,
ninniler söyler anne,
ninniler söyler anne…»


ii.

her çocuk, ölüm kokar;
bu yüzden bakamıyorum gözlerine…
her çocuk, ölümden korkar;
bu yüzden bakamıyorum gözlerine…
içimden bir cenin kopar,
içimden bu dirilik.
ölüm, sadece 1 kerelik;
çıldırmaktan ödüm kopar!

«rü’yâlarımı böldün anne,
rü’yâlarımı böldün anne,
hiç doğmadan öldüm anne,
Hiç doğmadan öldüm anne…»


iii.

silinmez bir tanıkken yüzlerde aşk,
zamânın akrepten küllerinde;
hem zarftır mazrûf hem de,
nakış nakış yüzlerde aşk.


iv.

sanırdım aşk, tutacak sende
sevdirdiğin için ölümü alkış.
sârâlı, bir ince bakış,
ölüm kadar yer tutacak sende.

v.

ölüm, bir çocuk gibi büyür,
içimde… gün geçtikçe.
içimde bir çocuk ölür;
içimde… gün geçtikçe.
hem (mîm) yandı hem (kâf) hem de.
kana buladı gönlü (hemze).
yazılanı kim görür,
kim bilir içimdeki toprak kim!
Levh-i Mahfûz'da her ömür,
suya düşen menekşe.


vi.

anla beni zâhid, konuşamıyorum.
kirpiklerimden dökülen bir yalnızlık ellerimde.
rûhumu sıkan etten (bu) kabîrde,
boğuluyor, boğuluyor
nefes alamıyorum.


vii.

ne olur beni anla zâhid
ölüm, bir (ardıç) kuşundan solma gözlerimde.
Kûr’ân koklayan bir çocukken cesûr evlerde
şimdi kaldım sevdâmla zâhid.


viii.

çekme üstümden hiç bedduâlarını,
cehenneme alışayım bu dünyâ yüzünde.
ateş mi en keskin yoksa sevdâ mı,
bir cevap bulayım bu dünyâ yüzünde.
bir çöl rengi gibi vurur ateşte (o’nun) gözleri;
her bakış, (o’nun) gözleri bu dünyâ yüzünde.
tanırım neyi görse (o’nun) gözleri;
utanırım bakışları kime değse…
ölümle nişânlı şimdi savrulan kalbim,
birgün evleneceğiz bu dünyâ yüzünde.
mantıkla yüz yerde ayrılan kalbim,
bitmedi çekeceğin bu dünyâ yüzünde.


ix.

bir nefes daha al,
bir nefes daha al kalbim.
ölüm, senide hatırlar,
bir nefes daha dayan kalbim…


x.

yine gözlerinden göreceğim
mâvîyi, yeşili ve beyazı.
yazılmış alnımıza bir yazı:
kaf’ın adı Kader,
mim’in kaderi siyahtı…


xi.

duâ et öleyim dedikçe,
gücenme bana zâhid;
içimde bir çocuk ölür,
içimde gün geçtikçe…


15 Temmuz 2007, Adana.

Mehmet Akif Ardıç






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:

 
 

10 Kasım 2007 itibariyle, toplam: 20731 ziyaretçi (29485 klik) tarafından görüntülenmiştir.

Okuduğunuz "Zâhid, Kânla Yazdım Sana Bu Satırları" adlı yazı veya videoya link vermek için şu linki ya da linkin altındaki kodu kullanabilirsiniz:

 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

Yükleniyor...

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1152 x 864 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.